Tom'un bekar olup olmadığından şüpheliyim.
- I doubt if Tom is single.
Ken ile gidiyorum. O, serin, nazik ve akıllı. Dahası, o bekar!
- I'm going with Ken. He is cool, gentle and smart. What's more, he is single!
O, gerçek bir daire değildir.
- It isn't a real apartment.
Ben bir daire aramakla meşgulüm.
- I'm busy looking for an apartment.
Benim tek bir düşmanım yok.
- I don't have a single enemy.
Japonya'da neredeyse tüm yollar tek şerittir.
- In Japan almost all roads are single lane.
New York'ta yaşarken bir apartman dairesi kiraladık.
- We rented an apartment when we lived in New York.
Bir apartman dairesinde yaşıyorum.
- I live in an apartment.
Tek bir pakette hem bir telefon hem de bir internet erişimi alın!
- Get both a phone and internet access in a single package!
Tanrı, dünyayı gerçekten tek bir günde mi yarattı?
- Did God really create the earth in a single day?
Yaşlı adam üç odalı bir apartmanda yaşıyordu.
- The old man lived in the three-room apartment.
Daire üç küçük oda ve bir banyodan oluşuyor.
- The apartment consists of three small rooms and a bath.
Ne oldu? Tüm apartman dairesinde su var.
- What happened? There's water in the whole apartment.
O, bir apartman dairesinde tek başına yaşıyor.
- He lives alone in an apartment.
Benim tek bir düşmanım yok.
- I don't have a single enemy.
Gökyüzünde tek bir bulut yok.
- There isn't a single cloud in the sky.