I will stay with you provided that you stay here.
- Eğer burada kalırsan ben de seninle kalırım.
Everyone will be happy if you help us.
- Eğer bize yardım ederseniz, herkes memnun olur.
If you ever need a job, come see me.
- Eğer bir gün bir işe ihtiyacın olursa, beni gör.
If so, then what do we do?
- Eğer öyleyse, o zaman ne yaparız?
If so, what can we do about it? Do you want to make a proposal?
- Eğer öyleyse, bu konuda ne yapabiliriz? Bir teklif yapmak ister misin?
I'd like to see you if possible.
- Eğer mümkünse seni görmek istiyorum.
If possible, I'd like to see him.
- Eğer mümkünse onu görmek istiyorum.