İnsanlar zalim hükümdara direndi.
- The people resisted their cruel ruler.
Hayvanlara karşı zalim olmayın.
- Don't be cruel to animals.
Onun acımasız sözleriyle çok yaralandı.
- He was very hurt by her cruel words.
Bu acımasız kaderin güzel bir örneği.
- It's a perfect example of cruel fate.
Neden her zaman bu kadar gaddar olmak zorundasın?
- Why do you always have to be so cruel?
Merhametsiz adalet zulümdür, adaletsiz merhamet yok olmanın anasıdır.
- Justice without mercy is cruelty; mercy without justice is the mother of dissolution.
Bu acımasız kaderin güzel bir örneği.
- It's a perfect example of cruel fate.
Bu son derece acımasız bir savaştı.
- It was an extremely cruel war.
Neden dünya bana karşı çok acımasız?
- Why is the world so cruel to me?
Neden her zaman bu kadar gaddar olmak zorundasın?
- Why do you always have to be so cruel?
Tom'a yaptığın korkunçtu.
- What you did to Tom was cruel.
Zalimce davranılan hayvanları görmek istemiyorum.
- I don't like to see animals cruelly treated.
Bir çocuğa çok zalimce davranmak utanç verici.
- It's shameful to treat a child so cruelly.
Sadece işçiler değil; karıları, kız kardeşleri, anneleri ve dört yaşından büyük kızları da acımasızca istismar ediliyor.
- Not only the workers, but also their wives, sisters, mothers, and daughters older than four are being cruelly exploited.
Öğretmen işini kaybetti çünkü hata yapan öğrencileri acımasızca azarladı.
- The teacher lost his job because he cruelly berated students who made mistakes.
The supervisor was very cruel to Josh, as he would always give Josh the hardest, most degrading work he could find.