connecting a subordinate clause indicating purpose

listen to the pronunciation of connecting a subordinate clause indicating purpose
الإنجليزية - التركية

تعريف connecting a subordinate clause indicating purpose في الإنجليزية التركية القاموس.

that
o
that
bağlaç ki
that
{z} (çoğ. those)
that
bu kadar

İki yaşındaki bir çocuk bu kadar hızlı koşabilir mi? - Can a two-year-old boy run that fast?

Ver onu. Sahip olduğunun hepsi bu kadar mı? - Hand it over. That's all you've got?

that
(sıfat) öteki
that
Keşke

Keşke o zaman bütün hikayeyi bana anlatsaydın! - If only you had told me the whole story at that time!

Keşke onunla gidebilseydim. - I regret that I couldn't go with her.

that
için

Bu, bir kişi için küçük bir adımdır ama insanlık için dev bir sıçramadır. - That's one small step for man, one giant leap for mankind.

Şu gömlek için sadece on dolar ödedi. - He only paid ten dollars for that shirt.

that
in that mademki
that
diye

Herkes işitebilsin diye lütfen yüksek sesle oku. - Please read it aloud so that everyone can hear.

Ek olarak yaşlılar birbirleriyle sosyalleşebilsin ve Amerikan hayatının aktif üyeleri olarak kalabilsinler diye birçok topluluk kurulmuştur. - In addition many groups have been formed so that the elderly can socialize with one another and remain active participants in American life.

that
-dığı
that
adl.şu
that
o kadar

O kadar kötü birisi ki kimse ondan hoşlanmaz. - He is such a bad person that everybody dislikes him.

Ekvatora yakın dar bir bölgede bulunan, tropik yağmur ormanları o kadar hızlı yok oluyorlar ki 2000 yılına kadar onların % 80 yok olabilir. - The tropical rainforests, located in a narrow region near the equator, are disappearing so fast that by the year 2000 eighty percent of them may be gone.

that
ki o

Babam o kadar yaşlıdır ki o çalışamaz. - My father is so old that he can't work.

Ne yazık ki o yatakta hastaydı. - I regret to say that he is ill in bed.

that
öylesine

Hikayeye inanacak kadar öylesine aptal değildir. - He is not such a fool as to believe that story.

Öylesine büyük bir malikhâneyi nasıl idare edeceğimi bilmiyorum. - I don't know how to manage that large estate.

that
-diği(ni)
that
ki
that
-en
that
-diği
الإنجليزية - الإنجليزية
that

He must die that others might live.

connecting a subordinate clause indicating purpose

    الواصلة

    connecting a sub·or·di·nate clause in·di·cat·ing pur·pose

    التركية النطق

    kınektîng ı sıbôrdınıt klôz îndıkeytîng pırpıs

    النطق

    /kəˈnektəɴɢ ə səˈbôrdənət ˈklôz ˈəndəˌkātəɴɢ ˈpərpəs/ /kəˈnɛktɪŋ ə səˈbɔːrdənət ˈklɔːz ˈɪndəˌkeɪtɪŋ ˈpɜrpəs/
المفضلات