brandung

listen to the pronunciation of brandung
الإنجليزية - التركية

تعريف brandung في الإنجليزية التركية القاموس.

surf
dalgalar üstünde tahta ile kıyıya doğru kaymak
surf
(fiil) sörf yapmak
surf
{f} sörf yap

Tom sörf yapmaya düşkündür. - Tom is keen on surfing.

Yüzerek ve sörf yaparak eğlendin mi? - Did you have a good time swimming and surfing?

surf
kıyıda kırılan köpüklü dalgalar
surf
{i} köpüklü dalga
surf
dalga köpük
surf
{i} kıyıya vuran köpüklü dalgalar
surf
{i} kıyıya çarpıp çatlayan dalgalar
surf
{i} kıyıya çarpıp çatlayan dalgalarda oluşan beyaz köpükler
surf
{i} sörf

Bu plaj sörfçüler için bir cennet. - This beach is a paradise for surfers.

O, internette sörf yaparak çok fazla zaman harcar. - She spends way too much time surfing the web.

surf
çatlayan dalgalar
surf
sörf yapmak

Sörf yapmaktan hoşlanmam. - I don't like surfing.

surf
dalga köpüğü
surf
{i} kıyıya çarpıp çatlayan dalgaların sesi
ألمانية - الإنجليزية
breaking waves
breakers
surf-surge
surf

His cries for help were drowned by the roar of the surf. - Seine Hilferufe gingen im Tosen der Brandung unter.

'Brandung' (von Walser / Werktitel)
'Breakers' (by Walser / work title)
Fels in der Brandung Retter in der Not
sheet anchor
ein Fels in der Brandung
a tower of strength
wie ein Fels in der Brandung stehen
to be as solid as a rock
wie ein Fels in der Brandung stehen
to be as steady as a rock