Select Keyboard:
Türkçe ▾
  1. Türkçe
  2. English
  3. العربية
  4. Dansk
  5. Deutsch
  6. Ελληνικά
  7. Español
  8. فارسی
  9. Français
  10. Italiano
  11. Kurdî
  12. Nederlands
  13. Polski
  14. Português Brasileiro
  15. Português
  16. Русский
  17. Suomi
  18. Svenska
  19. 中文注音符号
  20. 中文仓颉输入法
X
"1234567890*-Bksp
Tabqwertyuıopğü,
CapsasdfghjklşiEnter
Shift<zxcvbnmöç.Shift
AltGr

be seated

listen to the pronunciation of be seated
الإنجليزية - التركية
oturun
otur

Lütfen oturun, hanımefendiler ve beyefendiler. - Please be seated, ladies and gentlemen.

Oturmak ister misiniz? - Would you like to be seated?

Oturunuz
oturmak

Oturmak ister misiniz? - Would you like to be seated?

sit
{f} (bir yerde) kalmak, durmak; bulunmak: The statue's been sitting in that corner for years. Heykel yıllardır o
sit
{f} oturuma katılmak
sit
{f} poz vermek
sit
toplantı yapmak
sit
otur

İngiliz, Belçikalı ve Hollandalı bir meyhaneye girer ve tezgahta otururlar. Barmen söyler, Bir dakika bekleyin, bu bir şaka mı ne? - An Englishman, a Belgian and a Dutchman enter a pub and sit down at the counter. Says the barkeeper, Wait a minute, is this a joke or what?

Senin yanına oturabilir miyim? - Can I sit beside you?

sit
{f} kuluçkaya yatmak
sit
{f} yola getirmek
sit
ressam veya heykeltıraşa modellik etmek
sit
resim çektirmek için poz vermek
sit
{f} (sat, --ting)
sit
binip oturmak
sit
{f} burnunu sürtmek
sit
{f} konmak
sit
(for ile) (sınava) girmek
sit
görev almak
sit
{f} binmek
sit
oturmak

Oturmak istiyor musunuz? - Do you want to sit down?

Tom her zaman ön sırada oturmak ister. - Tom always wants to sit in the front row.

sit
(fiil) oturmak, poz vermek, modellik yapmak, sınava girmek, konmak, tünemek, kuluçkaya yatmak, toplanmak, oturuma katılmak, tam oturmak, yola getirmek, burnunu sürtmek, binmek, oturtmak
seated
{s} kişilik (araba)
seated
{s} kişilik
seated
kişilik oturmuş
seated
{s} oturaklı
seated
{s} oturmuş

Lütfen uçak kapıya varıncaya kadar oturmuş olarak kalın. - Please remain seated until the aircraft arrives at the gate.

Lütfen otobüs tam bir durağa gelinceye kadar oturmuş olarak kal. - Please remain seated until the bus comes to a complete stop.

الإنجليزية - الإنجليزية
seat oneself; please sit
sit down
sit
seated
Simple past tense and past participle of seat
seated
(of persons) having the torso erect and legs bent with the body supported on the buttocks; "the seated Madonna"; "the audience remained seated
seated
past of seat
seated
{s} with the torso in an upright position and legs bent with the body upheld by the buttocks (when speaking of people)
be seated

    التركية النطق

    bi sitıd

    النطق

    /bē ˈsētəd/ /biː ˈsiːtəd/

    فيديوهات

    ... eyes and be seated in order to do this. ...
المفضلات