böylesine

listen to the pronunciation of böylesine
التركية - الإنجليزية
such

I have no idea what he has in mind, rejecting such a favorable proposal. - Aklında ne olduğuna dair hiçbir fikrim yok, böylesine olumlu teklifi reddetti.

I've never seen such a big dog. - Böylesine büyük bir köpeği asla görmedim.

so excessively
such a, such, this
as... as this, such a, such
this

It's impossible to work in a room this dim. - Böylesine loş bir odada çalışmak imkansızdır.

The doctor knew how to cope with an emergency like this. - Doktor böylesine acil bir durumla nasıl başa çıkacağını biliyordu.

التركية - التركية
Bu tarzda, bu biçimde: "Doğrusu ondan böylesine bir dostluk, böylesine bir özveri beklemiyordum."- E. Bener
Aşırı bir biçimde
böylesine
المفضلات