Kambur ay biz ayın tam güneşli yüzünü görene kadar her gece şişmanlıyor gibi görünür. Biz bu faza dolunay diyoruz.
- The gibbous moon appears to grow fatter each night until we see the full sunlit face of the Moon. We call this phase the full moon.
Tom bazen televizyonda görünür.
- Tom sometimes appears on TV.
Ben nankör görünmek istemiyorum.
- I don't want to appear ungrateful.
Tom zayıf görünmek istemez.
- Tom doesn't want to appear weak.
Asla reddedemeyeceğin iki şey vardır, seks ve televizyona çıkmak.
- There are two things you never turn down: sex and appearing on television.
Onun görünümünü çekici bulurum.
- I find her appearance attractive.
Görünen o ki kız başarısız oldu.
- She failed to appear.
Perdenin arkasından bir kedi belirdi.
- A cat appeared from behind the curtain.
Karanlıkta bir şekil belirdi.
- A form appeared in the darkness.
O hiç gözükmedi, bu onu huzursuz etti.
- He did not appear at all, which made her very uneasy.
Bu kaçınılmaz gibi gözüküyor.
- This appears to have been inevitable.
And God ... said, Let ... the dry land appear.
A great writer appeared at that time.
The question of money always rears its ugly head in the matters of business.
Tom hasn't yet made an appearance.
- Tom hasn't made an appearance yet.
Tom hasn't made an appearance yet.
- Tom hasn't yet made an appearance.
... Because if it appears on the page too many times, maybe ...
... But every time a minister appears on the [INAUDIBLE], ...