although, though; despite or in spite of the fact that

listen to the pronunciation of although, though; despite or in spite of the fact that
الإنجليزية - التركية

تعريف although, though; despite or in spite of the fact that في الإنجليزية التركية القاموس.

even though
-diği halde
even though
olduğu halde

Hava kötü olduğu halde geldi. - He came even though the weather was bad.

even though
olmasına rağmen

Kendisi polis olmasına rağmen hırsızlardan korkuyor. - Even though he's a policeman, he's afraid of thieves.

Şirket politikasına ters olmasına rağmen, Tom ve Mary her karşılaşmada öpüşür ve birbirlerine sarılırlardı. - Even though it's against company policy, Tom and Mary kiss and hug every time they meet.

even though
öyle bile olsa
even though
bile olsa
even though
bile

Şu anda kendine ait bir piyanosu olmasa bile Tom hâlâ piyano çalabiliyor. - Tom can still play the piano even though he doesn't own one now.

Onlara ihtiyacı olmasa bile kitapları ona iade edeceğim. - I shall return the books to him even though he doesn't need them.

even though
-se bile
even though
-e karşın
even though
-e rağmen
even though
öyle olsa da
even though
e rağmen
even though
velev ki
even though
-se bile, -e rağmen: "Even though he studied hard, he couldn't pass the exam. - Çok çalıştığı halde sınavı veremedi."
even though
-e rağmen, -diği halde: Even though he studied hard, he couldn't pass the exam. Çok çalıştığı halde sınavı veremedi
even though
olsa bile

Tom, hırsız alarmı çalmaya başlamış olsa bile gazete okumaya devam etti. - Tom continued reading the newspaper even though the burglar alarm had gone off.

Tom gerçekten ilgilenmiş olsa bile Mary'nin geçmişiyle ilgilenmediğini söyledi. - Tom said he didn't care about Mary's past even though he really did.

الإنجليزية - الإنجليزية
even though

She left him, even though she still loved him.

although, though; despite or in spite of the fact that
المفضلات