although, in spite of the fact that, despite the fact that

listen to the pronunciation of although, in spite of the fact that, despite the fact that
الإنجليزية - التركية

تعريف although, in spite of the fact that, despite the fact that في الإنجليزية التركية القاموس.

even though
-diği halde
even though
olduğu halde

Hava kötü olduğu halde geldi. - He came even though the weather was bad.

even though
olmasına rağmen

O, çok yaşlı olmasına rağmen, o sağlıklıdır. - Even though he's very old, he's healthy.

Şirket politikasına ters olmasına rağmen, Tom ve Mary her karşılaşmada öpüşür ve birbirlerine sarılırlardı. - Even though it's against company policy, Tom and Mary kiss and hug every time they meet.

even though
öyle bile olsa
even though
bile olsa
even though
bile

Kanıtlayamasan bile neyin doğru olduğuna inanırsın? - What do you believe is true even though you cannot prove it?

Şu anda kendine ait bir piyanosu olmasa bile Tom hâlâ piyano çalabiliyor. - Tom can still play the piano even though he doesn't own one now.

even though
-se bile
even though
-e karşın
even though
-e rağmen
even though
öyle olsa da
even though
e rağmen
even though
velev ki
even though
-se bile, -e rağmen: "Even though he studied hard, he couldn't pass the exam. - Çok çalıştığı halde sınavı veremedi."
even though
-e rağmen, -diği halde: Even though he studied hard, he couldn't pass the exam. Çok çalıştığı halde sınavı veremedi
even though
olsa bile

Tom takımda olsa bile, o sadece yedek kulübesinde bekler. - Even though Tom is on the team, he's just a bench warmer.

Küçük olsa bile hala harika bir arabadır. - Even though it's small, it's still a great car.

الإنجليزية - الإنجليزية
even though
although, in spite of the fact that, despite the fact that
المفضلات