a woman; an attractive woman

listen to the pronunciation of a woman; an attractive woman
الإنجليزية - التركية

تعريف a woman; an attractive woman في الإنجليزية التركية القاموس.

lovely
{s} güzel

Çünkü sen tatlı ve güzel bir kızsın. - Because you're a sweet and lovely girl.

Biz güzel bir yemek yedik. - We had a lovely meal.

lovely
{s} sevimli

İki oğlan sevimli bir kediyle yalnız yaşıyorlardı. - The two boys lived alone with a lovely cat.

Bir çocuk ne kadar aptalsa o kadar sevimlidir. - The stupider the child, the more lovely.

lovely
sevgili

Ve yolun her adımında benim arkamda olan sevgili karım Kate'e teşekkür etmeliyim. - And I must thank my lovely wife, Kate, who was behind me every step of the way.

lovely
sevilir
lovely
şeker
lovely
hoş

O hoş bir sonbahar akşamı idi. - It was a lovely autumn evening.

Hoş bir gece geçirdim. - I had a lovely night.

lovely
harika
lovely
nefis
lovely
{s} şirin
lovely
ÇOK ŞEKER
lovely
sevimlilik
lovely
lovelinessgüzellik
lovely
hoş/sevimli
الإنجليزية - الإنجليزية
lovely