Şimdiki durumdan bir çıkış yolu arıyoruz.
- We are groping for a way out of the present situation.
Çocuk labirentten çıkış yolunu bulamadı.
- The boy could not find his way out of the maze.
İntiharı tek çıkış yolu olarak gördü.
- He saw suicide as the only way out.
Bu sorundan bir çıkış yolu bulmam gerek.
- I need to find a way out of this problem.
I need a way out of this problem.
... But the right solution to that is not randomness. ...
... a technological solution, the underlying premise is that ...