a number of sheets brought together, folded, and stitched

listen to the pronunciation of a number of sheets brought together, folded, and stitched
الإنجليزية - التركية

تعريف a number of sheets brought together, folded, and stitched في الإنجليزية التركية القاموس.

book
{f} ayırtmak

Yarın akşam için dört kişilik bir masa ayırtmak istiyorum. - I'd like to book a table for four for tomorrow night.

Otelde bir oda ayırtmak zorundayım. - I have to book a hotel room.

book
{f} tutmak

Onları temiz tutmak şartıyla sana elimdeki kitapları ödünç vereceğim. - I will lend you the books, which I have at my disposal, on condition that you keep them clean.

book
{i} liste

Bu, yasaklanmış kitaplar listesinde. - This is on the list of banned books.

Keşke yeni basılmış kitapların bir listesini yapsan. - I wish you would make a list of the newly published books.

book
{f} yer ayırmak
book
{i} libretto
book
{i} opera metni
book
{f} rezerve et
book
{f} (polis) (sanığı/cezaya çarptırılan birini) kayda geçirmek
book
karakolda suçlu olarak kaydetmek
a number of
bir kaç
book
bap
book
{f} ayırmak
book
peylemek
book
sanığı kayda geçirmek
a number of
birtakım

Tom, kendi veda yemeğinde birtakım müstehcen espriler yaptı ve bazı meslektaşları bundan rencide oldu. - Tom told a number of off-colour jokes at his farewell dinner, and some of his colleagues were offended.

Birtakım nüfuz sahibi arkadaşlarım var. - I have a number of influential friends.

book
rezervasyon yaptırmak
book
kayıt

Kitap kulübüne kayıt yaptırmak, tanıtım paketinden sonra üç kitap daha satın almanızı şart koşar - Enrolling in the book club obligates you to buy three more books after the introductory package.

a number of
birkaç

Birkaç yolcu yaralandı. - A number of passengers were injured.

Bugün birkaç öğrenci eksik. - A number of students are absent today.

book
deftere geçirmek
book
defter

Tom küçük siyah defterine Mary'nin telefon numarasını yazdı. - Tom wrote Mary's phone number in his little black book.

O, defterinde kitaptaki bir resmin kopyesini çizmişti. - In her notebook, she drew a copy of the picture that was in the book.

book
deste

Bu raflar birçok kitabı destekleyemez. - These shelves cannot support so many books.

a number of
Bir dizi

Ordu savaş sırasında bir dizi görkemli eylemlerde yer aldı. - The army was involved in a number of brilliant actions during the battle.

Fadıl, Leyla'dan bir dizi mektup aldı. - Fadil received a number of letters from Layla.

book
{f} deftere işlemek
a number of
bir miktar

Bir miktar kitap çalındı. - A number of books were stolen.

Tom'un bilgisayarı çöktü ve o bir miktar önemli belgeleri kaybetti. - Tom's computer crashed and he lost a number of important documents.

الإنجليزية - الإنجليزية
book
a number of
Several of

I spoke with a number of them about it.

a number of
Several

A number of people have commented on it.

a number of
several, numerous, many
a number of sheets brought together, folded, and stitched
المفضلات