Tom'un annesi ona dolu ağızla konuşmamasını söyledi.
- Tom's mother told him not to talk with his mouth full.
Neden kadınlar gözlerine makyaj yaparken ağızlarını açıyor?
- Why do women open their mouths when they apply makeup to their eyes?
Tom bir şey söylemek için ağzını açtı.
- Tom opened his mouth to say something.
Tom bir şey söylemek için ağzını açtı ama Mary sözünü kesti.
- Tom opened his mouth to say something, but Mary interrupted him.
Tom bir şey söylemek için ağzını açtı ama Mary sözünü kesti.
- Tom opened his mouth to say something, but Mary interrupted him.
Tom oğluna ağzı doluyken konuşmamasını söyledi.
- Tom told his son not to speak with his mouth full.
Gül goncalarını toplayabiliyorken topla.
- Gather ye rosebuds while ye may.
Open your mouth and say 'aah', directed the doctor.
The mouth of the river is a good place to go birdwatching in spring and autumn.
The fish mouthed the lure, but didn't bite.
The mouth of a cave.
My kid sister is a real mouth; she never shuts up.
... I'VE BEEN KEEPING MY MOUTH SHUT FOR NOTHING?! ...
... piece of gum in your mouth. ...