Tom seems to enjoy being outdoors.
- Tom açık havada olmaktan hoşlanıyor gibi görünüyor.
Tom doesn't get outdoors much.
- Tom çok açık havaya çıkmaz.
We had a party in the open.
- Bizim açık havada bir partimiz vardı.
We spent the day in the open air.
- Günü açık havada geçiririz.