This is a post office and that is a bank.
- Bu bir postane, şu ise bir bankadır.
Look at that mountain which is covered with snow.
- Karlarla örtülü şu dağa bak.
How many computers have you had so far?
- Şu ana kadar kaç tane bilgisayarın oldu?
So far, he has been extremely happy.
- O, şu ana kadar oldukça mutlu.
At present they are working for a big company in England.
- Onlar şu anda İngiltere'de büyük bir şirket için çalışıyorlar.
The present government has many problems.
- Şu andaki hükümetin çok sayıda problemleri var.
Tom currently goes to college in Boston.
- Tom şu anda Boston'daki üniversiteye gidiyor.
Tom isn't currently in prison.
- Tom şu anda hapishanede değil.
I'm drinking a beer right now.
- Şu anda bir bira içiyorum.
Are you ready to order now?
- Şu anda sipariş vermeye hazır mısınız?
Tom is worried because he should have heard from Mary by now.
- Tom şu ana kadar Mary'den bir haber almış olması gerektiği için endişeli.
I'm used to it by now.
- Ben şu ana kadar buna alıştım.
I have been lucky until now.
- Şu ana kadar şanslıydım.
For some reason the microphone wasn't working until now.
- Bazı nedenlerden dolayı mikrofon şu ana kadar çalışmıyordu.
Up to now I've never been abroad.
- Şu ana kadar hiç yurt dışında bulunmadım.
Up to now, how many books do you think you've read?
- Şu ana kadar sence kaç kitap okumuşsundur?
At present, consensus has yet to be reached.
- Şu anda, yine de görüş birliğine varılmalı.
I believe Elvis yet lives.
- Elvis'in şu anda yaşadığına inanıyorum.
I was just now thinking about that problem.
- Şu anda o sorun hakkında düşünüyordum.
My father is busy just now.
- Babam şu anda meşgul.
I can't answer you here and now.
- Sana burada ve şu anda cevap veremem.
I want to quit my current job.
- Ben şu anki işimi bırakmak istiyorum.
I'm satisfied with my current income.
- Ben şu anki gelirimden memnunum.
Have they found Tom yet?
- Şu ana kadar Tom'u buldular mı?
Bill, did you take Spot for a walk yet?
- Bill, şu ana kadar Spot'u yürüyüşe çıkardın mı?
Nothing is ever right.
- Şu ana kadar hiçbir şey doğru değil.
All you ever do is nitpick. I wish you could say something more constructive.
- Şu ana kadar yaptığın bütün şey her şeye kusur bulmak, keşke daha yapıcı bir şey söyleyebilsen.
I am presently working in the hotel kitchen.
- Ben şu anda otel mutfağında çalışıyorum.
It is an ancient midden, presently an archaeological treasury.
- Eski bir çöp yığını şu anda arkeolojik bir hazinedir.
Everything is going well at present.
- Şu anda her şey iyi gidiyor.
I don't need money at present.
- Benim şu anda paraya ihtiyacım yok.
Mt. Asama is now dormant.
- Asama yanardağı şu an hareketsiz.
What I want now is not money, but time.
- Şu anda istediğim para değil, fakat zamandır.
Our prospects for victory are excellent at the moment.
- Zafer umutlarımız şu anda mükemmel.
They're having a break at the moment.
- Onlar şu anda bir mola veriyorlar.
Tom isn't here at the moment.
- Tom şu anda burada değil.
They're having a break at the moment.
- Onlar şu anda bir mola veriyorlar.
We have recently discussed this problem.
- Şu sıralar bu problemi tartıştık.
I've been spending a lot of time studying for IT certifications recently.
- Şu sıralar BT sertifikasyonlarına çalışmaya çok vakit harcıyorum.
I don't need money at present.
- Benim şu anda paraya ihtiyacım yok.
My uncle is staying in Hong Kong at present.
- Amcam şu anda Hong Kong'da kalmaktadır.
Are you content with your present salary?
- Şu anki maaşından memnun musun?
Tom isn't content with his present salary.
- Tom şu anki maaşından memnun değil.