This is a post office and that is a bank.
- Bu bir postane, şu ise bir bankadır.
This is a house and that is a mosque.
- Bu bir ev, şu ise camidir.
You have been doing well at school so far.
- Şu ana kadar okulda iyi gidiyorsun.
Everything is fine so far.
- Şu ana kadar her şey iyi.
My uncle is staying in Hong Kong at present.
- Amcam şu anda Hong Kong'da kalmaktadır.
At present they are working for a big company in England.
- Onlar şu anda İngiltere'de büyük bir şirket için çalışıyorlar.
Tom isn't currently in prison.
- Tom şu anda hapishanede değil.
Tom isn't currently working anywhere.
- Tom şu anda herhangi bir yerde çalışmıyor.
Are you ready to order now?
- Şu anda sipariş vermeye hazır mısınız?
I just bet you were thinking something perverse just now.
- Ben, şu anda ters bir şey düşündüğüne dair bahse girerim.
I'm used to it by now.
- Ben şu ana kadar buna alıştım.
Tom is supposed to be in Boston by now.
- Tom'un şu ana kadar Boston'da olması bekleniyor.
For some reason the microphone wasn't working until now.
- Bazı nedenlerden dolayı mikrofon şu ana kadar çalışmıyordu.
I have been lucky until now.
- Şu ana kadar şanslıydım.
Up to now I've never been abroad.
- Şu ana kadar hiç yurt dışında bulunmadım.
Up to now, how many books do you think you've read?
- Şu ana kadar sence kaç kitap okumuşsundur?
At present, consensus has yet to be reached.
- Şu anda, yine de görüş birliğine varılmalı.
Do you have any plans yet?
- Şu anda hiç planın var mı?
I just bet you were thinking something perverse just now.
- Ben, şu anda ters bir şey düşündüğüne dair bahse girerim.
Tom isn't here just now.
- Tom şu anda burada değil.
I can't answer you here and now.
- Sana burada ve şu anda cevap veremem.
I want to quit my current job.
- Ben şu anki işimi bırakmak istiyorum.
Tom suggested that Mary should resign from her current job and find another one.
- Tom Mary'nin şu anki işinden istifa etmesi ve yeni bir tane bulması gerektiğini önerdi.
Bill, did you take Spot for a walk yet?
- Bill, şu ana kadar Spot'u yürüyüşe çıkardın mı?
Have you finished reading today's paper yet?
- Şu ana kadar bugünkü gazeteyi okumayı bitirdin mi?
Ever been to Muskogee?
- Şu ana kadar Muskogee'de bulundu mu?
Nothing is ever right.
- Şu ana kadar hiçbir şey doğru değil.
It is an ancient midden, presently an archaeological treasury.
- Eski bir çöp yığını şu anda arkeolojik bir hazinedir.
I am presently working in the hotel kitchen.
- Ben şu anda otel mutfağında çalışıyorum.
I don't need money at present.
- Benim şu anda paraya ihtiyacım yok.
At present, consensus has yet to be reached.
- Şu anda, yine de görüş birliğine varılmalı.
If it weren't for her help, I would not be alive now.
- Onun yardımı olmasa, şu an hayatta olmam.
Mt. Asama is now dormant.
- Asama yanardağı şu an hareketsiz.
He is on another phone at the moment.
- O şu anda başka bir telefonda.
Tom isn't here at the moment.
- Tom şu anda burada değil.
Tom isn't here at the moment.
- Tom şu anda burada değil.
They're having a break at the moment.
- Onlar şu anda bir mola veriyorlar.
I've been spending a lot of time studying for IT certifications recently.
- Şu sıralar BT sertifikasyonlarına çalışmaya çok vakit harcıyorum.
We have recently discussed this problem.
- Şu sıralar bu problemi tartıştık.
Everything is going well at present.
- Şu anda her şey iyi gidiyor.
At present, consensus has yet to be reached.
- Şu anda, yine de görüş birliğine varılmalı.
Tom isn't content with his present salary.
- Tom şu anki maaşından memnun değil.
Your present trouble is on my mind all the time.
- Senin şu anki sorunun her zaman aklımda.