This is a post office and that is a bank.
- Bu bir postane, şu ise bir bankadır.
Look at that mountain which is covered with snow.
- Karlarla örtülü şu dağa bak.
Everything is fine so far.
- Şu ana kadar her şey iyi.
How many computers have you had so far?
- Şu ana kadar kaç tane bilgisayarın oldu?
At present they are working for a big company in England.
- Onlar şu anda İngiltere'de büyük bir şirket için çalışıyorlar.
My uncle is staying in Hong Kong at present.
- Amcam şu anda Hong Kong'da kalmaktadır.
Tom currently works for his father's company.
- Tom şu anda babasının şirketi için çalışıyor.
Tom currently teaches English in Japan.
- Tom şu anda Japonya'da İngilizce öğretiyor.
What I want now is not money, but time.
- Şu anda istediğim para değil, fakat zamandır.
I just bet you were thinking something perverse just now.
- Ben, şu anda ters bir şey düşündüğüne dair bahse girerim.
Tom is worried because he should have heard from Mary by now.
- Tom şu ana kadar Mary'den bir haber almış olması gerektiği için endişeli.
Tom must be over thirty by now.
- Tom şu ana kadar otuzun üzerinde olmalı.
I have been lucky until now.
- Şu ana kadar şanslıydım.
Sorry, I didn't read your comment until now.
- Üzgünüm, şu ana kadar yorumunuzu okumadım.
Up to now I've never been abroad.
- Şu ana kadar hiç yurt dışında bulunmadım.
Up to now, how many books do you think you've read?
- Şu ana kadar sence kaç kitap okumuşsundur?
I'm not sure Tom is ready to do that yet.
- Tom'un şu anda onu yapmak için hazır olduğundan emin değilim.
Do you have any plans yet?
- Şu anda hiç planın var mı?
I was just now thinking about that problem.
- Şu anda o sorun hakkında düşünüyordum.
Tom isn't here just now.
- Tom şu anda burada değil.
I can't answer you here and now.
- Sana burada ve şu anda cevap veremem.
I'm satisfied with my current income.
- Ben şu anki gelirimden memnunum.
I want to quit my current job.
- Ben şu anki işimi bırakmak istiyorum.
Have you finished reading today's paper yet?
- Şu ana kadar bugünkü gazeteyi okumayı bitirdin mi?
Bill, did you take Spot for a walk yet?
- Bill, şu ana kadar Spot'u yürüyüşe çıkardın mı?
Ever been to Muskogee?
- Şu ana kadar Muskogee'de bulundu mu?
This was the first Japanese food I had ever tasted.
- Şu ana kadar tattığım ilk Japon yemeği buydu.
It is an ancient midden, presently an archaeological treasury.
- Eski bir çöp yığını şu anda arkeolojik bir hazinedir.
I am presently working in the hotel kitchen.
- Ben şu anda otel mutfağında çalışıyorum.
At present they are working for a big company in England.
- Onlar şu anda İngiltere'de büyük bir şirket için çalışıyorlar.
I don't need money at present.
- Benim şu anda paraya ihtiyacım yok.
If it weren't for her help, I would not be alive now.
- Onun yardımı olmasa, şu an hayatta olmam.
Mt. Asama is now dormant.
- Asama yanardağı şu an hareketsiz.
He is on another phone at the moment.
- O şu anda başka bir telefonda.
They're having a break at the moment.
- Onlar şu anda bir mola veriyorlar.
He is on another phone at the moment.
- O şu anda başka bir telefonda.
Tom isn't here at the moment.
- Tom şu anda burada değil.
I've been spending a lot of time studying for IT certifications recently.
- Şu sıralar BT sertifikasyonlarına çalışmaya çok vakit harcıyorum.
We have recently discussed this problem.
- Şu sıralar bu problemi tartıştık.
I don't need money at present.
- Benim şu anda paraya ihtiyacım yok.
My uncle is staying in Hong Kong at present.
- Amcam şu anda Hong Kong'da kalmaktadır.
Many are fed up with their present careers.
- Çoğu şu anki kariyerinden bıkmış.
Tom isn't content with his present salary.
- Tom şu anki maaşından memnun değil.