] (c) a collection of houses inclosed by fences or walls

listen to the pronunciation of ] (c) a collection of houses inclosed by fences or walls
الإنجليزية - التركية

تعريف ] (c) a collection of houses inclosed by fences or walls في الإنجليزية التركية القاموس.

town
{i} kasaba

Kasabada veya kasabanın yakınında bir veya iki büyük fabrika kurulduysa, insanlar iş bulmaya gider, ve yakında bir endüstriyel alan büyümeye başlar. - After one or two large factories have been built in or near a town, people come to find work, and soon an industrial area begins to develop.

Futbol takımımız kasabadaki diğer takımların tümünü yendi. - Our soccer team beat all the other teams in the town.

town
{i} ilçe

Onun ebeveynleri ana ilçe merkezinde yaşıyor. - His parents live in the main county town.

town
şehrin iş merkezi
town
belediye

Buradan Belediye binasına yürümek aşağı yukarı ne kadar zaman alır? - How much time, more or less, does it take to walk from here to the town hall?

Burası belediye binasıdır. - This is the Town Hall.

town
town and gown tüccarlar ile üniversite
town
town council belediye meclisi
town
town clerk kasaba sicil memuru
town
(sıfat) kent
town
town hall belediye binası
town
town house şehirdeki ev
town
megapol
town
çarşı
town
şehir halkı
town
şehrin iş/alışveriş merkezi
town
{i} kent

Eşim, sanki ben kentin en zengin adamıymışım gibi para harcıyor. - My wife spends money as if I were the richest man in town.

Kent, büyük bir ordu tarafından savunuldu. - The town was defended by a large army.

town
(isim) kent, şehir, ilçe, kasaba, şehir merkezi, şehir halkı
الإنجليزية - الإنجليزية
town