Her şahıs, doğrudan doğruya veya serbestçe seçilmiş temsilciler vasıtasıyla, memleketin kamu işleri yönetimine katılmak hakkını haizdir.
- Everyone has the right to take part in the government of his country, directly or through freely chosen representatives.
Bu, onları bir ders kitabı için, bir uygulama için, bir araştırma projesi için, her şey için yeniden serbestçe kullanabileceğin anlamına gelir.
- This means you can reuse them freely for a textbook, for an application, for a research project, for anything!
Japonya'da hükümeti özgürce eleştirebiliriz.
- In Japan we may criticize the government freely.
Onlar onun özgürce konuşma hakkını destekledi.
- They supported his right to speak freely.
Sami cezaevinde rahatça dolaşabilirdi.
- Sami could move freely around the prison.