Bill'in ani tavrı onun yanlış anlaşılmasına neden oluyor.
- Bill's abrupt manner causes him to be misunderstood.
Ani hareket yapmayın.
- Don't make abrupt moves.
Beklenmedik soru karşısında kafası karışmıştı.
- He was confused by the abrupt question.
O aniden sözümüzü kesti.
- He interrupted us abruptly.
Buharlı tren aniden durdu.
- The steam train abruptly stopped.
He unexpectedly met her in the market.
- Er traf sie unerwartet auf dem Markt.
I was glad that she visited me unexpectedly.
- Ich freute mich über ihren unerwarteten Besuch.