Başkan, askeri güçleri çağırdı.
- The President called out the troops.
Askerlerin bol miktarda silahları vardı.
- The troops had plenty of arms.
Birleşmiş Milletler, anlaşmazlığa müdahale etmek için birlik gönderdi.
- The United Nations sent troops to intervene in the conflict.
İngiliz birlikleri o alanı zorla işgal ediyorlar.
- British troops held that area.