Select Keyboard:
Türkçe ▾
  1. Türkçe
  2. English
  3. العربية
  4. Dansk
  5. Deutsch
  6. Ελληνικά
  7. Español
  8. فارسی
  9. Français
  10. Italiano
  11. Kurdî
  12. Nederlands
  13. Polski
  14. Português Brasileiro
  15. Português
  16. Русский
  17. Suomi
  18. Svenska
  19. 中文注音符号
  20. 中文仓颉输入法
X
"1234567890*-Bksp
Tabqwertyuıopğü,
CapsasdfghjklşiEnter
Shift<zxcvbnmöç.Shift
AltGr

to take a turn at the front of a pace line, thus pulling the other riders along

listen to the pronunciation of to take a turn at the front of a pace line, thus pulling the other riders along
الإنجليزية - التركية

تعريف to take a turn at the front of a pace line, thus pulling the other riders along في الإنجليزية التركية القاموس.

pull
{i} çekme

Tom tetiği çekmek için kendini ikna edemedi. - Tom couldn't bring himself to pull the trigger.

Bahçedeki yabani otları çekmek onun işi. - It's his job to pull the weeds in the garden.

pull
{i} çekicilik
pull
çekiştirmek
pull
çek

O, oğlunun kulağını çekti. - He pulled his son by the ear.

O, otu çekti ve onu attı. - He pulled up the weed and threw it away.

pull
kısa sandal gezintisi
pull
iltimas
pull
etki

Otobüs şoförü, Tom'un bilet ücreti için elli dolar uzatmasından etkilenmedi. - The bus driver was not impressed when Tom pulled out a $50 note to pay his fare.

pull
yolmak
pull
zorlu tırmanış
pull
(Tekstil) prova baskı, deneme baskısı
pull
{f} kenara çekmek (araba)
pull
{i} arka çıkma
pull
{i} nüfuzlu olma
pull
{f} nefes çekmek
pull
{f} içmek
pull
{i} kürek çekme
pull
(fiil) çekmek, asılmak, yolmak, içmek, nefes çekmek, kürek çekmek, çevirmek (iş), gelmek, girmek, kenara çekmek (araba), kenara parketmek, kalkmak (araba), hareket etmek
pull
{i} asılma
pull
{f} çevirmek (iş)
الإنجليزية - الإنجليزية
pull
to take a turn at the front of a pace line, thus pulling the other riders along

    الواصلة

    to take a turn at the front of a pace line, thus pulling the oth·er riders a·long

    النطق

المفضلات