Select Keyboard:
Türkçe ▾
  1. Türkçe
  2. English
  3. العربية
  4. Dansk
  5. Deutsch
  6. Ελληνικά
  7. Español
  8. فارسی
  9. Français
  10. Italiano
  11. Kurdî
  12. Nederlands
  13. Polski
  14. Português Brasileiro
  15. Português
  16. Русский
  17. Suomi
  18. Svenska
  19. 中文注音符号
  20. 中文仓颉输入法
X
"1234567890*-Bksp
Tabqwertyuıopğü,
CapsasdfghjklşiEnter
Shift<zxcvbnmöç.Shift
AltGr

to fasten an identifying band around (a birds) leg

listen to the pronunciation of to fasten an identifying band around (a birds) leg
الإنجليزية - التركية

تعريف to fasten an identifying band around (a birds) leg في الإنجليزية التركية القاموس.

band
{i} bando

Bando çeşitli marşlar çaldı. - The band played several marches.

Tom ve Mary bando provasına gitmek zorundaydı. - Tom and Mary had to go to band rehearsal.

band
{i} takım
band
{f} şerit yapmak
band
sürü

Bir sürü paket lastiğim var. - I have lots of rubber bands.

Festivalde bir sürü büyük gruplar vardı. - There were a lot of great bands at the festival.

band
birleşmek
band
saz takımı
band
grup

Bir grup kentin içinden geçit açtı. - A band led the parade through the city.

Gelmiş geçmiş en iyi grup olmak nasıl bir duygu? - How does it feel to be the best band ever?

band
kuşak
band
bant

Bu hizmeti kullanmak için yeterli bant genişliğine sahip değiliz. - We don't have enough bandwidth to use that service.

band
türküm
band
(together ile) birleşmek
band
{i} şerit
band
{i} frekans bandı
band
çizgi
band
(İnşaat) aralık, bant
band
{i} şerit, bant, kurdele; kolan; sargı
band
{i} takım, zümre
band
{i} şarkı (plâk)
band
çizgilerle süslemek
band
{f} bağlamak
الإنجليزية - الإنجليزية
band