O çocuk dizginlemek zorunda. - That child has to be restrained.
O çocuk dizginlemek zorunda.
That child has to be restrained.
Tom'un gözünü korkutmasına izin verme. - Don't let Tom intimidate you.
Tom'un gözünü korkutmasına izin verme.
Don't let Tom intimidate you.
Dan, Linda'yı korkutmaya çalıştı. - Dan tried to intimidate Linda.
Dan, Linda'yı korkutmaya çalıştı.
Dan tried to intimidate Linda.