Select Keyboard:
Türkçe ▾
  1. Türkçe
  2. English
  3. العربية
  4. Dansk
  5. Deutsch
  6. Ελληνικά
  7. Español
  8. فارسی
  9. Français
  10. Italiano
  11. Kurdî
  12. Nederlands
  13. Polski
  14. Português Brasileiro
  15. Português
  16. Русский
  17. Suomi
  18. Svenska
  19. 中文注音符号
  20. 中文仓颉输入法
X
"1234567890*-Bksp
Tabqwertyuıopğü,
CapsasdfghjklşiEnter
Shift<zxcvbnmöç.Shift
AltGr

to cause great harm to. (a punishing blow)

listen to the pronunciation of to cause great harm to. (a punishing blow)
الإنجليزية - التركية

تعريف to cause great harm to. (a punishing blow) في الإنجليزية التركية القاموس.

punish
{f} cezalandırmak

Tom beni cezalandırmak istedi. - Tom wanted to punish me.

Lincoln güneyi cezalandırmak istemedi. - Lincoln did not want to punish the south.

punish
cezaya çarptırmak
punish
{f} ceza vermek
punish
hakkından gelmek
punish
oymak
punish
hesabını görmek
punish
cezalandır

Öğrenci sigara içtiği için cezalandırıldı. - The pupil was punished for smoking.

Öylesine bir şeyi bir kez çok sık yaparsın ve cezalandırılırsın. - You do such a thing once too often and get punished.

punish
hırpalamak
punish
tekdir
punish
şiddetle dövmek
punish
{f} azarlamak
punish
hırpalamak punishablecezalandırılır
punish
cefa
punish
ıstırap çektirmek
punish
cezaya layık
punish
{f} silip süpürmek
punish
eziyet
punish
tekdir etmek
punish
{f} dayak atmak
punish
{f} yalayıp yutmak
الإنجليزية - الإنجليزية
punish
To cause harm
hinder