İşini yarım bitmiş bırakma.
- Don't leave your work half finished.
Bu fabrika parçalardan bitmiş ürünlere kadar ölçünlenmiş entegre üretim sistemi kullanmaktadır.
- This factory uses an integrated manufacturing system standardized from parts on through to finished products.
Çalışmanın Tom'a ait bölümü tamamlanmış değil.
- Tom's part of the work isn't finished.
Tom dondurucudaki dondurmayı tamamen bitirdi.
- Tom finished off the ice cream that was in the freezer.
Ben yemeği tamamen bitirmedim.
- I haven't quite finished eating.
Resim neredeyse bitti.
- The painting is all but finished.
İşim hemen hemen bitti.
- My work is almost finished.
Programa göre proje tamamlandı.
- They finished the project on schedule.
Araştırma tamamlandı mı?
- The research is finished?
İşin dörtte üçü bitirildi.
- Three-quarters of the work was finished.
Ev ödevi bitirildikten sonra, Tom yatmaya gitti.
- His homework having been finished, Tom went to bed.
Resim onun tarafından zaten bitirilmişti.
- The picture has already been finished by him.
Belgeleri tamamladın mı?
- Have you finished the papers?
Ben yemeği tamamen bitirmedim.
- I haven't quite finished eating.
Ann raporunu yazmayı az önce bitirdi.
- Ann has just finished writing her report.
İşimi bitirdikten sonra bürodan ayrıldım.
- Having finished my work, I left the office.
Ev ödevin ne zaman hazır olacak?
- When will your homework be finished?
Yolculuk için hazırlıklarını tamamladın mı?
- Have you finished your preparations for the trip?
He finished the cabinet with two more layers of polyurethane.
... in my legislature ' only two voted against the plan by the time we were finished. ...
... all happened really fast, because I'm very impatient. Like, if I don't have a song finished, ...