Select Keyboard:
Türkçe ▾
  1. Türkçe
  2. English
  3. العربية
  4. Dansk
  5. Deutsch
  6. Ελληνικά
  7. Español
  8. فارسی
  9. Français
  10. Italiano
  11. Kurdî
  12. Nederlands
  13. Polski
  14. Português Brasileiro
  15. Português
  16. Русский
  17. Suomi
  18. Svenska
  19. 中文注音符号
  20. 中文仓颉输入法
X
"1234567890*-Bksp
Tabqwertyuıopğü,
CapsasdfghjklşiEnter
Shift<zxcvbnmöç.Shift
AltGr

to act as a moderator; to assist in bringing to compromise

listen to the pronunciation of to act as a moderator; to assist in bringing to compromise
الإنجليزية - التركية

تعريف to act as a moderator; to assist in bringing to compromise في الإنجليزية التركية القاموس.

moderate
ılımlı

Tom ılımlı içicidir ama babası bir balık gibi içer. - Tom's a moderate drinker, but his father drinks like a fish.

Florida'daki hava genellikle ılımlıdır. - The weather in Florida is generally moderate.

moderate
{f} başkanlık etmek
moderate
{s} ölçülü

Ölçülü egzersiz yapmak size iyi gelecektir. - Taking moderate exercise will do you good.

Büyükbabam her sabah ölçülü egzersiz yapar, güçlü ve sağlıklı olmasının nedeni budur. - My grandfather does moderate exercise every morning, which is why he is strong and healthy.

moderate
{s} makul

Makul bir egzersiz kan dolaşımını artırır. - Moderate exercise stimulates the circulation of blood.

Makul egzersiz sağlık için gereklidir. - Moderate exercise is necessary to health.

moderate
ne az ne çok olan
moderate
hafifletmek
moderate
orta

Ben her zaman orta hızda araba sürerim. - I always drive at a moderate speed.

Orta dereceli egzersiz hem aklımızı hem bedenimizi tazeler. - Moderate exercise will refresh both mind and body.

moderate
orta seviyede, yeterli
moderate
moderatenessılımlılık
moderate
{f} yumuşatmak
moderate
ılımlı olarak
moderate
{s} vasat
moderate
ölç

Büyükbabam her sabah ölçülü egzersiz yapar, güçlü ve sağlıklı olmasının nedeni budur. - My grandfather does moderate exercise every morning, which is why he is strong and healthy.

İyi sağlık düzgün beslenme ve ölçülü egzersizden ibarettir. - Good health consists of proper eating and moderate exercise.

moderate
orta dereceli

Orta dereceli egzersiz hem aklımızı hem bedenimizi tazeler. - Moderate exercise will refresh both mind and body.

moderate
ölçülü/orta
moderate
görüşleri aşırıya kaçmayan
moderate
{s} orta; ne büyük ne küçük olan; ne az ne çok olan: He's a moderate eater. O ne az ne çok yer
moderate
moderately mutedil olarak
moderate
azaltmak
الإنجليزية - الإنجليزية
moderate
to act as a moderator; to assist in bringing to compromise
المفضلات