Müzikten anlayan kim onun çalmasının iyi olduğunu söyleyebilirdi?
- Who that understands music could say his playing is good?
Piyano çalmada asla çok iyi değildim.
- I've never been very good at playing the piano.
O, tenis oynamaya düşkün.
- He is fond of playing tennis.
Kesinlikle,kart oynamayı severim.
- Certainly, I like playing cards.
Bebek bazı oyuncaklar ile oynuyor.
- The baby is playing with some toys.
Bilgisayar oyunu oynuyorum.
- I am playing a browser game.
Yangın çocukların kibritlerle oynamasından kaynaklandı.
- The fire was brought about by children's playing with matches.
Kesinlikle,kart oynamayı severim.
- Certainly, I like playing cards.
Onlar onun operasyonu yapmasında yardım etti.
- They assisted him in performing the operation.
Dr. Jackson otopsi yapıyor.
- Dr. Jackson is performing an autopsy.
Onlar onun operasyonu yapmasında yardım etti.
- They assisted him in performing the operation.
Tom'un oyun oynayarak ne kadar çok zaman harcadığına şaşırırdın.
- You'd be amazed how much time Tom spends playing games.
Tom ve Mary, satranç oynayarak iyi bir zaman geçirdiler.
- Tom and Mary had a good time playing chess.