İkisinden biri gitmeli.
- Either of the two must go.
Onun yerine az önce tanımladığım iki ekonomik değişkenin tartışmasına döneceğim.
- Instead, I will turn to a discussion of the two economic variables I defined a moment ago.
İki kişi arasında pastayı böldü.
- She divided the cake between the two.
Aşk iki kişi arasındaki büyümeye başladı.
- Love began to grow between the two.
John ikisinin daha uzun olanıdır.
- John is the taller of the two.
İkisinden biri gitmeli.
- Either of the two must go.
... The question is this. Do you believe ' both of you ' but you have the first two minutes ...
... The first two weeks, she's got them ' some of them sitting on the floor until finally ...