the final point of something in space or time

listen to the pronunciation of the final point of something in space or time
الإنجليزية - التركية

تعريف the final point of something in space or time في الإنجليزية التركية القاموس.

end
{f} sona ermek

Öyle sona ermek zorunda değil. - It doesn't have to end like that.

Bir rüyayı yaşıyorsun ve rüya sona ermek üzere. - You are living a dream, and the dream is about to end.

end
{f} son vermek

Bilim adamları AIDS'e son vermek için harıl harıl çalışıyorlar. - Scientists are working hard to put an end to AIDS.

Sami kendi hayatına son vermek istedi. - Sami wanted to end his life.

end
son bulmak
end
sona erdirmek

Eisenhower, savaşı sona erdirmek için mücadele etti. - Eisenhower had campaigned to end the war.

Japonya, Kore için herhangi bir Rus tehdidini sona erdirmek istiyordu. - Japan wanted to end any Russian threat to Korea.

end
{i} mec. ölüm, son
end
son kısım
end
bitim

Dersin bitimine kadar sadece on dakika var. - There are only 10 minutes left until the end of the lesson.

O, filmin bitiminde çok farklı. - She's very different at the end of the movie.

end
{f} bit

Saat kaçta dersiniz biter? - At what time does your class end?

Bu yaz tatili çok çabuk bitti. - The summer vacation has come to an end too soon.

end
{i} erek
end
{i} akıbet
end
encam
end
{i} kalıntı
end
end onbaş başa
end
tos vuruşu gibi baş başa
end
(Tıp) Son, uç, herhangi bir oluşumun sonu veya ucu
end
baş

O, kendini öldürmeye çalıştı fakat o başarısızlıkla sonuçlandı. - He tried to kill himself but it ended in failure.

Başlangıcı olanın sonu da vardır. - Whatever has a beginning also has an end.

end
(Tekstil) 1. uç 2. son
end
{f} bitirmek, son vermek; bitmek, sona ermek
end
bitme

Tatil bitmek üzeredir. - The vacation is close to an end.

Hastane inşaatı bitmek üzere. - The construction of the hospital is about to end.

الإنجليزية - الإنجليزية
end

they followed him... into a sort of a central hall; out of which they could dimly see other long tunnel-like passages branching, passages mysterious and without apparent end.

the final point of something in space or time

    الواصلة

    the fi·nal point of some·thing in space or time

    التركية النطق

    dhi faynıl poynt ıv sʌmthîng în speys ır taym

    النطق

    /ᴛʜē ˈfīnəl ˈpoint əv ˈsəmᴛʜəɴɢ ən ˈspās ər ˈtīm/ /ðiː ˈfaɪnəl ˈpɔɪnt əv ˈsʌmθɪŋ ɪn ˈspeɪs ɜr ˈtaɪm/
المفضلات