the act of putting in proper order, or the state of being put in order

listen to the pronunciation of the act of putting in proper order, or the state of being put in order
الإنجليزية - التركية

تعريف the act of putting in proper order, or the state of being put in order في الإنجليزية التركية القاموس.

arrangement
aranjman

Jane çiçek aranjmanı ile ilgileniyor. - Jane is interested in flower arrangement.

Bu çiçek aranjmanını seviyorum. - I love this floral arrangement.

arrangement
{i} düzenleme

Bu düzenleme sadece geçici. - This arrangement is only temporary.

Ken'ichi tarafından yapılan düzenlemeler sayesinde, kadınlar kasaba civarında çalışmak için değişik yerler buldu. - Thanks to the arrangements made by Ken'ichi, the women found various places to work around town.

arrangement
{i} ayarlama
arrangement
düzen

Emily, çay töreni ve çiçek düzenlemesi ile çok ilgileniyor. - Emily is very interested in tea ceremony and flower arrangement.

Ken'ichi tarafından yapılan düzenlemeler sayesinde, kadınlar kasaba civarında çalışmak için değişik yerler buldu. - Thanks to the arrangements made by Ken'ichi, the women found various places to work around town.

arrangement
hazırlık

Onlarla önceden hazırlıklar yapmalıyız. - We must make arrangements with them beforehand.

arrangement
{i} müz. aranjman
arrangement
{i} sıralama
arrangement
{i} tertip
arrangement
ayarlama/düzenleme
arrangement
{i} (çiçek için) aranjman
arrangement
(isim) düzenleme, ayarlama; diziliş, düzen, tertip, sıra, sıralama, hazırlık, aranjman, anlaşma, plan
arrangement
(Avrupa Birliği) düzenleme, tanzim
arrangement
{i} sıra
arrangement
{i} yerleştirme
الإنجليزية - الإنجليزية
arrangement