The noted diplomat readily participated in the committee.
- Tanınmış diplomat komiteye kolayca katıldı.
As a singer, she's well known.
- O, bir şarkıcı olarak iyi tanınmıştır.
A very well known wine is produced in that region.
- O bölgede, çok iyi tanınmış bir şarap üretilir.
She is highly reputed not only as a scholar but also as a poet.
- O sadece bir bilim adamı olarak değil aynı zamanda bir şair olarak da çok iyi tanınmış.
That's a famous mountain.
- O tanınmış bir dağdır.
Mary is a famous pop star.
- Mary tanınmış bir pop yıldızıdır.
He is a recognized authority on the subject.
- O, konu üzerine tanınmış bir otoritedir.
That is a recognized American author.
- O tanınmış bir Amerikalı yazardır.
The prominent psychologist resembles my uncle in appearance.
- Tanınmış psikolog görünüşte amcama benziyor.
Sami was a prominent Cairo plastic surgeon.
- Sami, tanınmış bir Kahireli plastik cerrahtı.
She's well known as a singer.
- O bir şarkıcı olarak iyi tanınmıştır.
It's one of the best known books in Brazilian literature.
- Brezilya edebiyatındaki en tanınmış kitaplardan biri.
Some people identify success with having much money.
- Bazı insanlar başarıyı çok para kazanma olarak tanımlarlar.
Can you identify the man using this picture?
- Bu fotoğrafı kullanan adamı tanımlayabilir misin?
I can recognise my own kind.
- Ben kendi türümü tanıyabilirim.
Remember me? No. Well, well. I'm surprised you don't recognise me! Are we supposed to?
- Beni hatırlıyor musun? Hayır. Hayret. Beni tanımamana şaşırdım! Tanımamız gerekiyor mu?
She is an excellent scholar, and is recognized everywhere as such.
- O, mükemmel bir bilim adamıdır, bu itibarla her yerde tanınır.
I recognized her by the hat she was wearing.
- Onu giydiği şapkadan tanıdım.
The sphygmomanometer is an important diagnostic instrument.
- Tansiyon ölçme aleti önemli bir tanı aracıdır.
The notorious expression of the year 2011 is Kebab murders.
- 2011 yılının kötü tanınmış deyimi Kebap cinayetleridir.