Select Keyboard:
Türkçe ▾
  1. Türkçe
  2. English
  3. العربية
  4. Dansk
  5. Deutsch
  6. Ελληνικά
  7. Español
  8. فارسی
  9. Français
  10. Italiano
  11. Kurdî
  12. Nederlands
  13. Polski
  14. Português Brasileiro
  15. Português
  16. Русский
  17. Suomi
  18. Svenska
  19. 中文注音符号
  20. 中文仓颉输入法
X
"1234567890*-Bksp
Tabqwertyuıopğü,
CapsasdfghjklşiEnter
Shift<zxcvbnmöç.Shift
AltGr

simple past tense and past participle of trouble

listen to the pronunciation of simple past tense and past participle of trouble
الإنجليزية - التركية

تعريف simple past tense and past participle of trouble في الإنجليزية التركية القاموس.

troubled
{s} sıkıntılı

Tom'un sıkıntılı bir geçmişi var. - Tom has a troubled past.

Tom gerçekten sıkıntılıydı. - Tom was genuinely troubled.

troubled
{f} sorun et
simple past tense
(Dilbilim) geçmiş zaman
troubled
dertlenmek
simple past tense
-di'li geçmiş zaman
troubled
üzgün

Seni çok fazla rahatsız ettiğim için üzgünüm. - I am sorry that I have troubled you so much.

Sizi rahatsız ettiğim için üzgünüm. - I am sorry to have troubled you.

troubled
tedirgin
troubled
kederli
troubled
meraklı
troubled
sorun et(mek)
troubled
{s} bulanık

Bulanık sularda balık tutmaya mı çalışıyorsun? - Are you trying to fish in troubled waters?

troubled
troubled waters bulanık sular
troubled
düzensizlik
troubled
{s} rahatsız

Fred, karısının dırdırından çok rahatsız idi. - Fred was very troubled by his wife's nagging.

Haberden çok rahatsız oldum. - I felt very troubled by the news.

troubled
sıkınt

Tom hiç sıkıntılı görünmüyor. - Tom doesn't look troubled at all.

Tom çok sıkıntılı görünüyor. - Tom looks very troubled.

الإنجليزية - الإنجليزية
troubled