O taburcu edilmek üzere.
- She's about to be discharged.
Hasta hastaneden taburcu edildi.
- The patient was discharged from hospital.
Rehineler yarın serbest bırakılmış olacak.
- The hostages will be released tomorrow.
Tutuklu erkenden serbest bırakılmasını istedi.
- The prisoner asked to be released early.
Onlar mahkûmu serbest bıraktılar.
- They released the prisoner.
Tom hapishaneden bırakıldı.
- Tom has just been released from prison.
Mary yıllarca Tom'un hapisaneden çıkmasını bekledi ve sonunda o serbest bırakıldığında çok mutlu oldu.
- Mary waited years for Tom to get out of prison and was very happy when he finally got released.
Bir atık su arıtma tesisi şehrin su kaynağının içine zehirli kimyasallar boşalttı.
- A sewage treatment plant discharged toxic chemicals into the town's water supply.