product of the previous number and the following number

listen to the pronunciation of product of the previous number and the following number
الإنجليزية - التركية

تعريف product of the previous number and the following number في الإنجليزية التركية القاموس.

times
kere

Tom aynı fıkrayı bana on kereden fazla anlattı. - Tom has told me that same joke more than ten times.

Dört kere beş 20'dir. - Four times five is 20.

times
defa

Savaş alanında defalarca kefeni yırttı. - He cheated death many times on the battlefield.

Film yıldızı söylediği bütün düşüncesiz şeylerden dolayı hatasını kabul etmekte defalarca zorlandı. - The movie star ate crow many times because of all the thoughtless things she said.

times
kez

Otobüs her gün kaç kez çalışır? - How many times does the bus run each day?

Bu ilaçlardan günde üç kez alınmalı. - These medicines should be taken three times a day.

times
kat

O benimkinin on katı fazla ingilizce kelime biliyor. - She knows ten times as many English words as I do.

A, B'nin 5 katı kadar uzundur. - A is 5 times as long as B.

times
zaman

O zamanlar hiç radyo yoktu. - There were no radios in those times.

Viking zamanında, Grönland bugünkünden daha yeşildi. - In Viking times Greenland was greener than today.

times
günler

İyi günleri hatırlayalım. - Let's remember the good times.

Eski günlerdeki gibi sohbet etmek iyiydi. Bir ara yine konuşalım. - It was good chatting like old times. Let's talk again some time.

times
(Bilgisayar) istatistikler
times
(Bilgisayar) times
times
(Bilgisayar) defa dene
times
(Bilgisayar) kez dene

Bunu birkaç kez denedim. - I tried that a couple of times.

Birkaç kez denedi, ancak başarısız oldu. - He tried several times, but failed.

times
çarpı

Tom üç kez yıldırım tarafından çarpıldı. - Tom has been struck by lightning three times.

Dört çarpı beş yirmidir. - Four times five is twenty.

times
şimdiki zaman
times
devir

Devir kötü. Güçlü olmaya çalış! - Times are tough. Try to be strong!

times
çağ

O kale eski antik çağda inşa edilmiştir. - That castle was built in ancient times.

Eski çağlarda tuz az bulunan ve maliyetli bir metaydı. - Salt was a rare and costly commodity in ancient times.

times
saat tut/ayarla
times
{e} kere, çarpı: Five times ten equals fifty. Beş kere on elli eder
الإنجليزية - الإنجليزية
times

One times one is one.

product of the previous number and the following number

    الواصلة

    prod·uct of the pre·vi·ous num·ber and the fol·low·ing num·ber

    التركية النطق

    prädıkt ıv dhi priviıs nʌmbır ınd dhi fälōîng nʌmbır

    النطق

    /ˈprädəkt əv ᴛʜē ˈprēvēəs ˈnəmbər ənd ᴛʜē ˈfälōəɴɢ ˈnəmbər/ /ˈprɑːdəkt əv ðiː ˈpriːviːəs ˈnʌmbɜr ənd ðiː ˈfɑːloʊɪŋ ˈnʌmbɜr/
المفضلات