Select Keyboard: Türkçe ▾ X
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
|
The village people had to pump water from the well by hand.
- Köy halkı suyu kuyudan elle pompalamak zorundaydı.
The function of the heart is to pump blood.
- Kalbin işlevi kan pompalamaktır.
They took Tom to the hospital to have his stomach pumped because he ate something poisonous.
- Zehirli bir şey yediği için, onlar Tom'u midesini pompalatmak için hastaneye götürdüler.
The plumber pumped the water out of the pipe.
- Su tesisatçısı suyu borudan dışarı pompaladı.