O kızgındı, ama sabırla beni dinledi.
- He was angry, but he listened to me patiently.
O, sabırla onu bekledi.
- She patiently waited for him.
Sabırlı olmayı öğrendi.
- He has learned to be patient.
O çok düşünceli ve sabırlı.
- She is very thoughtful and patient.
Bazı doktorlar hastalarını memnun etmek için bir şeyler söylerler.
- Some doctors say something to please their patients.
Bekleme salonunda beş hasta vardı.
- There were five patients in the waiting room.
The subject of a passive verb is usually a patient.
... patiently by physicists. ...