Select Keyboard:
Türkçe ▾
  1. Türkçe
  2. English
  3. العربية
  4. Dansk
  5. Deutsch
  6. Ελληνικά
  7. Español
  8. فارسی
  9. Français
  10. Italiano
  11. Kurdî
  12. Nederlands
  13. Polski
  14. Português Brasileiro
  15. Português
  16. Русский
  17. Suomi
  18. Svenska
  19. 中文注音符号
  20. 中文仓颉输入法
X
"1234567890*-Bksp
Tabqwertyuıopğü,
CapsasdfghjklşiEnter
Shift<zxcvbnmöç.Shift
AltGr

one who keeps, one who guards

listen to the pronunciation of one who keeps, one who guards
الإنجليزية - التركية

تعريف one who keeps, one who guards في الإنجليزية التركية القاموس.

keeper
{i} bakıcı

Biraderimin bakıcısı mıyım ben? - Am I my brother's keeper?

keeper
kilit dil karşılığı
keeper
manyetik şönt
keeper
işleten
keeper
otomatik kapı kapayıcısı
keeper
(Askeri) tüfek kayışı köprüsü
keeper
(Ticaret) işletici
keeper
çalıştıran
keeper
{i} koruyucu
keeper
{i} gardiyan
keeper
{i} bekçi

Tom, deniz feneri bekçisi ve yalnız bir hayat sürüyor. - Tom is a lighthouse keeper and leads a lonely life.

keeper
(Askeri) KÖPRÜ: Kemer veya ipleri üstüste tutmak için kullanılan parça. Köprüler, tüfek kayışlarında vesairede kullanılır
keeper
{i} sorumlu
keeper
{i} işletmeci
keeper
{i} kaleci

Tom ilk kez Mary'yi eve getirdiğinde onun annesi bu bir kaleci. dedi. - The first time Tom brought Mary home, his mother said, This one's a keeper.

keeper
{i} muhafız
الإنجليزية - الإنجليزية
{n} keeper