on the other hand (introducing an opposing viewpoint)

listen to the pronunciation of on the other hand (introducing an opposing viewpoint)
الإنجليزية - التركية

تعريف on the other hand (introducing an opposing viewpoint) في الإنجليزية التركية القاموس.

at the same time
aynı zamanda

Tom her gece aynı zamanda yatmaya gider. - Tom goes to bed at the same time every night.

Geriye dönüp baktığında, Tom her iki kız kardeşle aynı zamanda flört etmemesi gerektiğini anladı. - In retrospect, Tom realized he shouldn't have been dating both sisters at the same time.

at the same time
bununla birlikte
at the same time
bununla beraber
at the same time
aynı anda

Tom ve Mary her ikisi de aynı anda konuşmaya başladı. - Tom and Mary both started talking at the same time.

Binadaki herkes aynı anda çıkışa yöneldi. - Everybody in the building headed for the exits at the same time.

on the hand
yandan
at the same time
yine de
الإنجليزية - الإنجليزية
at the same time