Tabii ki şaka yapıyorum.
- Of course I'm kidding!
Hey, ben sadece şaka yapıyorum.
- Hey, I'm only kidding.
Şaka yapıyorsun, değil mi?
- You're kidding, aren't you?
Neye gülüyorsun? Bu gerçek. Şaka yapmıyorum.
- What are you laughing at? It's a fact. No kidding!
Lütfen onu diğer çocuklara uzat.
- Please pass it to the other kids.
Annem ben çocukken öldü.
- My mother died when I was a kid.
Küçük çocukları kaçıran insanlar hakkında duymak kanımı kaynatıyor.
- Hearing about people kidnapping little children just makes my blood boil.
Bu çocuk küçük bir şeytan.
- That kid is a little demon.
Her zaman sınıf arkadaşlarına gösteriş yapan türde bir çocuktu.
- He was the kind of kid who was always showing off to his classmates.
Tom ve ben çocukluğumuzdan beri iyi arkadaşlarız.
- Tom and I have been good friends since we were kids.
Ben gençken, bir çocuğun sahip olabileceği en modern şey, bir transistör radyoydu.
- When I was young, the hippest thing a kid could own was a transistor radio.
Ben genç bir çocukken annem bana hikayeler okurdu.
- My mother used to read me stories when I was a young kid.
Eğer çocuklara göz kulak olursan, temizlenecek takım elbiseni alacağım.
- If you'll keep an eye on the kids, I'll take your suit to be cleaned.
O, caddede çocuklarla çok takılıyor.
- He hangs out a lot with the kids down the street.
Max, just remember, when we call, I call, just say Yes, Joe, okay? (Laughter.) All kidding aside, thanks for your great help in this, Max.
... This is-- no, I'm kidding. ...
... are you kidding me? ...