in kenntnis gesetzt

listen to the pronunciation of in kenntnis gesetzt
الإنجليزية - التركية

تعريف in kenntnis gesetzt في الإنجليزية التركية القاموس.

informed
haberdar

Neden haberdar değildim? - Why was I not informed?

Polis kazadan bizi haberdar etti. - The police informed us of the accident.

informed
{s} bilgili

Bizi bilgili tuttuğun için teşekkürler. - Thanks for keeping us informed.

Bu program sizin bilgili kalmanızı sağlar. - This programme allows you to stay informed.

informed
bilgilendirilmiş
advised
{s} tedbirli
informed
{f} bilgilendir

Polis kazayla ilgili bizi bilgilendirdi. - The police informed us of the accident.

Kendimi bilgilendirmek için gazete okurum. - I read the newspaper to keep myself informed.

advised
tavsiye etti

Erkek kardeşim bana sigara içmeyi bırakmamı tavsiye etti. - My brother advised me to stop smoking.

George o kadar yorgundu ki doktoru ona kendisine daha iyi bakmasını tavsiye etti. - George was so tired that his doctor advised him to take better care of himself.

instructed
öğretici
advised
{s} iyice düşünülmüş
advised
tavsiye et

George o kadar yorgundu ki doktoru ona kendisine daha iyi bakmasını tavsiye etti. - George was so tired that his doctor advised him to take better care of himself.

Ben ona dinlenmesini tavsiye ettim. - I advised him to take a rest.

advised
{s} düşünceli
informed
{s} haberi olan
informed
{s} bilgili, haberli
informed
{s} bilgi alan
informed
{s} aydın
informed
{s} tahsilli
ألمانية - الإنجليزية
informed
briefed on
instructed
minuted about
advised