Sınırlar diye bir şey yoktur, ne düşünce, fikir dünyamızda, ne de duygularımızda. Hep korkudur, bizi sınırlayan.
- Es gibt keine Grenzen, weder für unsere Gedanken noch für unsere Gefühle. Es ist die Angst, die uns immer Grenzen setzt.
Biz sınırdan üç saat uzaklıktayız.
- Wir sind drei Stunden von der Grenze entfernt.
Bu resmin etrafına mavi bir kenar süsü koyun.
- Put a blue border around this picture.
Norveç bayrağında kırmızı zemin üzerinde beyaz kenarlıklı koyu mavi Nordik haç vardır ve 1821 yılından kalmadır.
- The Norwegian flag has a dark blue Nordic cross with white border on a red background, and it is from 1821.
Yol çitlerle sınırlanmıştır.
- The path is bordered with hedges.
İhracaat sınırları aşan ticari bir etkinliktir.
- Exporting is a commercial activity which transcends borders.