Select Keyboard:
Türkçe ▾
  1. Türkçe
  2. English
  3. العربية
  4. Dansk
  5. Deutsch
  6. Ελληνικά
  7. Español
  8. فارسی
  9. Français
  10. Italiano
  11. Kurdî
  12. Nederlands
  13. Polski
  14. Português Brasileiro
  15. Português
  16. Русский
  17. Suomi
  18. Svenska
  19. 中文注音符号
  20. 中文仓颉输入法
X
"1234567890*-Bksp
Tabqwertyuıopğü,
CapsasdfghjklşiEnter
Shift<zxcvbnmöç.Shift
AltGr

gen.

listen to the pronunciation of gen.
الإنجليزية - التركية
bilgi vermek
malumat
esk

Eskiden cinsiyetin doğuştan kazanıldığını savunanlardandım, ama artık ikili cinsiyet sistemine çok karşıyım. - I used to be really cis, but by now I've become pretty genderqueer.

Tom eski neslin bir üyesi olduğunu itiraf etmekten nefret ediyor. - Tom hates to admit that he's a member of the older generation.

tam bilgi
doğru haber
{i} bilgi

Bilgisayarı bozdun. Aferin, dahi. - You broke the computer. Nice going, genius.

Tam otomatik hikaye üretimi bilgisayar bilim adamları için çözülmemiş bir sorun kalmaya devam etmektedir. - Fully automatic story generation remains an unsolved problem for computer scientists.

gen bilgilen/bilgilendir
{i} doğru bilgi
{i} haber
التركية - التركية
İçinde bulunduğu hücre veya organizmaya özel bir etkisi olan, kuşaktan kuşağa ve hücreden hücreye geçen kalıtımsal öge, jen: "Eşref Şefik, köklü bir İstanbul ailesinin genleri ile bu akıcı konuşma diline egemendi."- H. Taner
jen
Bir süre sürülmeyerek boş bırakılmış (tarla)
Kuşaktan kuşağa ve hücreden hücreye geçen kalıtımsalöge
İçinde bulunduğu hücre veya organizmada özel bir etkisi olan, kuşaktan kuşağa ve hücreden hücreye geçen kalıtımsal öge
Kalıtım, soya çekim
Üçgen, dörtgen gibi geometri terimlerinde "kenarlı" anlamıyla kullanılmıştır
Bir süre sürülmeyerek boş bırakılmış (tarla): "Yurdumuzun neresinde işlenmemiş bir parça toprak, gen bir tarla görsem seni anarım."- N. Cumalı. İçinde bulunduğu hücre veya organizmada özel bir etkisi olan, kuşaktan kuşağa ve hücreden hücreye geçen kalıtımsal öge: "Eşref Şefik, köklü bir İstanbul ailesinin genleri ile bu akıcı konuşma diline egemendi."- H. Taner
Geniş. Üçgen, dörtgen gibi geometri terimlerinde "kenarlı" anlamıyla kullanılmıştır
Geniş

New York'un caddeleri çok geniş. - New York'un caddeleri çok geniştir.

New York'un caddeleri çok geniştir. - New York'un caddeleri çok geniş.

Bir süre sürülmeyerek boş bırakılmış tarla
işlenmemiş bakır
الإنجليزية - الإنجليزية
Book of Genesis
{i} high ranking military officer
information
generation
genitive
gender
general, generally
genus
General

He was a general in the Second World War. - He was a general in WWII.

In the United States the word 'rebate' is widely recognized, generally as an incentive where makers give back directly to consumers. - In America 'rebate' is widely recognized, generally as an incentive where makers give back directly to consumers.

A Niger-Congo language of Togo
Gen. is a written abbreviation for General. Gen. de Gaulle sensed that nuclear weapons would fundamentally change the nature of international relations. the written abbreviation of General. information gen on. genned genning gen up to learn a lot of information about something for a particular purpose gen up on
ark
Fanfiction that does not specifically focus on romance
informal term for information; "give me the gen on your new line of computers
{i} general information (Slang)
A suffix used in scientific words in the sense of producing, generating: as, amphigen, amidogen, halogen
informal term for information; "give me the gen on your new line of computers"
X An expert system expert-system developed by General Electric
genitive case
General terms, which may apply to various areas of energy, particularly renewable energy technologies
adv: yet, now, still, again; further, besides, moreover 734
Generator
A suffix meaning produced, generated; as, exogen
التركية - الإنجليزية
wide

The streets of New York are very wide. - New York'un caddeleri çok geniştir.

When Columbus discovered America, bison (American buffalo) inhabited a wide-ranging area. - Columbus Amerika'yı keşfettiği zaman, bizon ( Amerikan mandası ) geniş bir alanda yaşıyordu.

broad

I am told he has a broad back. - Bana onun geniş bir arkası olduğu söylendi.

Broadly speaking, dogs are more faithful than cats. - Genellikle, köpekler kedilerden daha sadıktırlar.

recess
(Bilgisayar) width

What's the width of this road? - Bu yolun genişliği nedir?

To calculate the volume, multiply the length by the width by the depth. - Hacimi hesaplamak için uzunluğu genişlikle ve derinlikle çarp.

gene

We generally drink tea after a meal. - Biz genellikle bir öğünden sonra çay içeriz.

Lemma 5 cannot be generalized to arbitrary artinian rings. - Lemma 5 gelişigüzel seçilmiş Artin halkaları ile genellenemez

broad, wide " geniş; (tarla) unploughed
biol. gene
gon

Usually, I'll be gone before the morning light. - Genellikle, sabah ışığından önce gitmiş olurum.

misgiving
smatter
slipway
sanction
insomuch
temporality
bilbo
liven
sulk
whisker
gen.

    الواصلة

    gen

    التركية النطق

    cen

    النطق

    /ˈʤen/ /ˈʤɛn/

    علم أصول الكلمات

    [ 'jen ] (noun.) 1940. perhaps from general information.
المفضلات