Select Keyboard:
Türkçe ▾
  1. Türkçe
  2. English
  3. العربية
  4. Dansk
  5. Deutsch
  6. Ελληνικά
  7. Español
  8. فارسی
  9. Français
  10. Italiano
  11. Kurdî
  12. Nederlands
  13. Polski
  14. Português Brasileiro
  15. Português
  16. Русский
  17. Suomi
  18. Svenska
  19. 中文注音符号
  20. 中文仓颉输入法
X
"1234567890*-Bksp
Tabqwertyuıopğü,
CapsasdfghjklşiEnter
Shift<zxcvbnmöç.Shift
AltGr

edepsizleşmek

listen to the pronunciation of edepsizleşmek
التركية - الإنجليزية
to become rude, become ill-mannered; to forget one's manners
(deyim) cut up nasty
(deyim) cut up rough
edepsiz
{s} shameless

Tom is shameless, isn't he? - Tom edepsiz, değil mi?

edepsiz
{s} rude

I was taken aback by his rudeness. - Onun edepsizliği tarafından şaşırdım.

edepsiz
nasty

She gives me a nasty look every time she sees me. - O beni her ne zaman görse bana edepsiz bir görüntü verir.

There's no need to be nasty. - Edepsiz olmaya gerek yok.

edepsiz
{s} indecent
edepsiz
{s} dirty

I know some dirty jokes, but I never tell them. - Bazı edepsiz fıkralar biliyorum ama onları asla anlatmam.

I know some dirty jokes, but I don't tell them. - Bazı edepsiz fıkralar biliyorum ama onları anlatmam.

edepsiz
malapropos
edepsiz
ill-bred
edepsiz
black guard
edepsiz
hussy
edepsiz
spicy
edepsiz
naughty
edepsiz
immoral, ill-mannered, shameless, insolent, nasty
edepsiz
immodest
edepsiz
ill-mannered, impolite, ill-bred, rude
edepsiz
vulgar
edepsiz
profligate
edepsiz
blackguard
التركية - التركية
Edepsizce davranışlarda bulunmak, terbiyesizleşmek
terbiyesizleşmek
EDEPSiZ
Sakınılacak kötü (kimse), şirret: "Sen şimdi yukarı çıkar, bu edepsizi defedersin."- R. N. Güntekin
EDEPSiZ
Utanılacak işleri hiç sıkılmadan yapan, utanmaz, sıkılmaz, terbiyesiz
Edepsizleşme
terbiyesizleşme
edepsiz
Sakınılacak kötü (kimse), şirret
edepsizleşme
Edepsizleşmek işi