darüber hinaus

listen to the pronunciation of darüber hinaus
ألمانية - التركية
ekte ki
ötede
aşarak
ötesine
ötesi
daha öte
götürmez
ötesinde
darüberhinaus
dahası
darüberhinaus
bundan başka
الإنجليزية - التركية

تعريف darüber hinaus في الإنجليزية التركية القاموس.

besides
{e} dışında

Tom'un dışında birinin o işi almayı istemesi pek olası değil. - It's unlikely that anyone besides Tom would consider taking that job.

Tom ve Mary'nin dışında odada hiç kimse yoktu. - There was no one in the room besides Tom and Mary.

additionally
ayrıca

Kesin olarak konuşursam, sağlıklı düşünmek için en az altı saate ihtiyacım var. Ayrıca mutlu olmak için yedi saate ihtiyacım var. - Precisely speaking, I need six hours to at least think straight. Additionally, I need seven hours to be happy.

additionally
ek olarak
additionally
buna ek olarak
additionally
ayriyetten
besides
Yanı sıra

İngilizcenin yanı sıra iki dil bilmekte. - He speaks two languages besides English.

Sir Winston Churchill, büyük bir devlet adamı olmanın yanı sıra, büyük bir yazardı. - Besides being a great statesman, Sir Winston Churchill was a great writer.

besides
-e ilaveten
besides
-in dışında
besides
hariç
besides
ayrıca

Ayrıca, bu gerçekten ilginç bir sorundur. - Besides, it's a really interesting problem.

Gitmek istemiyorum ve ayrıca çok geç. - I don't want to go, and besides it's too late.

besides
üstelik

Şimdi çok geç oldu. Üstelik, yağmur yağmaya başlıyor. - It's too late now. Besides, it's starting to rain.

besides
bundan başka
besides
bir de

Sir Winston Churchill, büyük bir devlet adamı olmanın yanı sıra, büyük bir yazardı. - Besides being a great statesman, Sir Winston Churchill was a great writer.

besides
bunun yanısıra
additionally
(zarf) ayrıca, bundan başka, ilaveten
additionally
bundan başka
besides
besides başka
besides
{e} yanı sıra. z. ayrıca, üstelik