Neden haberdar edilmedim?
- Why wasn't I informed?
Polis kazadan bizi haberdar etti.
- The police informed us of the accident.
Biz seni bilgili tutacağız.
- We'll keep you informed.
Bu program sizin bilgili kalmanızı sağlar.
- This programme allows you to stay informed.
O, gelişi hakkında onu bilgilendirdi.
- She informed him of her arrival.
O, plandaki değişiklikler hakkında beni bilgilendirdi.
- He informed me about the changes in the plan.