at any time

listen to the pronunciation of at any time
الإنجليزية - التركية
her zaman

Bir kaza her zaman olabilir. - An accident may happen at any time.

Her zaman gidebilirsin. - You can leave at any time.

her an

Tom her an gelebilir. - Tom may come at any time.

Ağaç çürük ve taş ölü, ve her an düşebilir. - The tree is rotten and stone dead, and could fall at any time.

ne zaman olursa
her an: She could come at any time. Her an gelebilir
ever
şimdiye kadar

Sanırım Beethoven, şimdiye kadar yaşamış en büyük besteci. - I think Beethoven is the greatest composer who ever lived.

Kylie Minogue, şimdiye kadar duyduğum en iyi şarkıcıdır! - Kylie Minogue is the best singer I've ever heard!

any time
her zaman

Beni her zaman arayabilirsin. - You can call me at any time.

Bir deprem her zaman olabilir. - An earthquake can happen at any time.

anytime
herhangi bir zaman

İstediğin herhangi bir zaman arabamı ödünç alabilirsin. - You may borrow my car anytime you want to.

Herhangi bir zamanda başlayabilirsiniz. - You can start anytime.

ever
gelmiş geçmiş

O gelmiş geçmiş en cesur askerdir. - He is the bravest soldier that ever lived.

Gelmiş geçmiş en büyük filozof kimdi? - Who was the greatest philosopher that ever lived?

ever
herhangi bir zamanda

Tom'u herhangi bir zamanda tekrar göreceğimizi düşünüyor musun? - Do you think we'll ever see Tom again?

Tom'un niçin Mary ile herhangi bir zamanda evlenmek istediğini merak ediyorum. - I wonder why Tom ever wanted to marry Mary.

any time
her defasında
ever
haçansa
ever
hiç

Herkesin, hiçbir fark gözetilmeksizin, eşit iş karşılığında eşit ücrete hakkı vardır. - Everyone, without any discrimination, has the right to equal pay for equal work.

Hiç Kanada'ya gittin mi? - Have you ever been to Canada?

ever
hep

Neden hep Wall Street'te çalışmak istersin? - Why would you ever want to work on Wall Street?

Ne zaman bir kütüphane görsem; gönlümden hep gidip içindeki her şeyi okuyana kadar orada kalmak geçer. - I never see a library without wishing I had time to go there and stay till I had read everything in it.

At time
bu zamanlarda
any time
olduğu zaman
anytime
her ne zaman

Tom her ne zaman isterse gidebilir. - Tom may leave anytime he wants to.

ever
daima yanan
any time
her olduğunda
anytime
her zaman

Size yardım etmekten her zaman mutlu olacağım. - I will be glad to help you anytime.

Anlamadığın herhangi bir şey olursa, bana her zaman sorabilirsin. - If there's anything at all that you don't understand, you can ask me anytime.

ever
ebedi
ever
(zarf) her zaman, hep, daima, gitgide, giderek, asla, hiç, olabildiğince
ever
hiç bir zaman
ever
olabildiğince
الإنجليزية - الإنجليزية
anytime
whenever
whensoever
any time
ever

He's back and better than ever.

at any time

    الواصلة

    at a·ny time

    التركية النطق

    ät eni taym

    النطق

    /ˈat ˈenē ˈtīm/ /ˈæt ˈɛniː ˈtaɪm/

    فيديوهات

    ... ERIC SCHMIDT: Have you spent any time in government? ...
    ... have gone up, it's true, but they've gone up slower than any time in the last 50 years. ...
المفضلات