Tom covered the table with the new tablecloth he'd just bought.
- Tom yeni aldığı masa örtüsüyle masayı örttü.
Look at that mountain which is covered with snow.
- Karlarla örtülü şu dağa bak.
Cover up the injured man with this blanket.
- Bu battaniye ile yaralı adamı örtün.
Tom's bed is covered by a Pikachu blanket.
- Tom'un yatağı bir Pikachu battaniye ile örtülüdür.
Kate spread the cloth over the table.
- Kate örtüyü masanın üstüne yaydı.
They covered the table with a cloth.
- Onlar masaya örtü örttüler.
Fadil was simply covering his own tracks.
- Fadıl basitçe kendi izlerini örtüyordu.
This bride is covering her face with a veil.
- Bu gelin yüzünü bir peçe ile örtüyor.
Criticism of elitism is often veiled anti-intellectualism.
- Elitizm in eleştirisi genellikle entelektüel karşıtı örtülüdür.
Criticism of elitism is often a veiled form of anti-intellectualism.
- Elitizm in eleştirisi çoğunlukla anti-entellektüelciliğin örtülü bir biçimidir.
Kate spread the cloth over the table.
- Kate örtüyü masanın üstüne yaydı.
The waitress spread a white cloth over the table.
- Garson masaya beyaz bir örtü serdi.