accustomed to, tolerant or accepting of

listen to the pronunciation of accustomed to, tolerant or accepting of
İngilizce - Türkçe

accustomed to, tolerant or accepting of teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

used to
alışkın olmak
used to
öğür
used to
-ardı
used to
alışık olmak
used to
yapardı

O nehir boyunca sık sık yürüyüş yapardım. - I used to often take walks along that river.

Büyükbabam kendisi için mobilya yapardı. - My grandfather used to make furniture for himself.

used to
kullan

O, atmosferdeki karbon dioksit miktarlarının artmasından dolayı Dünyanın ısınmasını tanımlamak için kullanılan bir terimdir. - It is a term used to describe the warming of the earth due to increasing amounts of carbon dioxide in the atmosphere.

Twitter'ı kullanırdım, fakat sonra onu sıkıcı biraz buldum, bu yüzden onu kullanmayı durdurdum. - I used to use Twitter, but then found it a bit boring, so I stopped using it.

used to
ederdi

Mary, Tom'la evlenmeyi hayal ederdi. - Mary used to dream about marrying Tom.

O, bana Tom olarak hitap ederdi. - She used to address me as Tom.

used to
geçmiş zamanda yapılan
used to
alışık

Tom yalın ayak yürümeye alışık değildir. - Tom isn't used to walking barefooted.

Herkesin önünde konuşmalar yapmaya alışık değilim. - I'm not used to making speeches in public.

used to
alışkın

Erken kalkmaya alışkınım. - I'm used to getting up early.

Erken kalkmaya alışkınım. - I'm used to keeping early hours.

İngilizce - İngilizce
used to

He was shivering a little, for he had always been used to sleeping in a proper bed, and by this time his coat had worn so thin and threadbare from hugging that it was no longer any protection to him.

accustomed to, tolerant or accepting of