accustomed to, tolerant or accepting of

listen to the pronunciation of accustomed to, tolerant or accepting of
İngilizce - Türkçe

accustomed to, tolerant or accepting of teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

used to
alışkın olmak
used to
öğür
used to
-ardı
used to
alışık olmak
used to
yapardı

Bir üniversite öğrencisi iken öyle yapardın. - You used to do so when you were a university student.

Her sabah yürüyüş yapardım. - I used to take a walk every morning.

used to
kullan

O, onun makaleyi yazmak için kullandığı bilgisayardır. - That's the computer he used to write the article.

Twitter'ı kullanırdım, fakat sonra onu sıkıcı biraz buldum, bu yüzden onu kullanmayı durdurdum. - I used to use Twitter, but then found it a bit boring, so I stopped using it.

used to
ederdi

Tom, Boston'dan nefret ederdi. - Tom used to hate Boston.

Robert hafta sonlarında dükkânda babasına yardım ederdi. - Robert used to help his father in the store on weekends.

used to
geçmiş zamanda yapılan
used to
alışık

Bu ısıya alışık değilim. - I'm not used to this heat.

Herkesin önünde konuşmalar yapmaya alışık değilim. - I'm not used to making speeches in public.

used to
alışkın

Yalnız yaşamaya alışkın. - She is used to living alone.

O uzun mesafe yürümeye alışkın. - He is used to walking long distances.

İngilizce - İngilizce
used to

He was shivering a little, for he had always been used to sleeping in a proper bed, and by this time his coat had worn so thin and threadbare from hugging that it was no longer any protection to him.