Kabinenin her üyesi mevcuttu.
- Every member of the cabinet was present.
Bütün öğrenciler mevcut değiller.
- Not all those students are present.
O, şu anki maaşından memnun.
- She is content with his present salary.
Şu andaki hükümetin çok sayıda problemleri var.
- The present government has many problems.
Onun şimdiki yardımcısı Bayan Nokami'dir.
- His present assistant is Miss Nokami.
Şimdiki durumdan bir çıkış yolu arıyoruz.
- We are groping for a way out of the present situation.
Tom babasına doğum günü hediyesi göndermekten geri kalmaz.
- Tom never fails to send a birthday present to his father.
Doğum günü hediyesi olarak sana kalem aldım.
- I got you a pen as a birthday present.
Şimdiki zaman gibi zaman yok.
- There's no time like the present.
Geçmişte değil, şimdiki zamanda yaşamalısın.
- You must live in the present, not in the past.
O, şu anki maaşından memnun.
- She is content with his present salary.
Çoğu şu anki kariyerinden bıkmış.
- Many are fed up with their present careers.
Taoizm bugünkü Henan ilinde M.Ö. 604'te doğmuş bir pir olan Laozi'nin öğretileri üzerine kurulmuştur.
- Taoism was founded on the teachings of Laozi, a sage born in 604 B.C. in present-day Henan Province.
Tom bugünkü maaşından memnun.
- Tom is content with his present salary.